Esen, çocuklara yönelik hizmetlerin tek bir merkezden yürütülmesinin acil ve zorunlu bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Türkiye’de çocuk politikalarının Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında dağınık şekilde uygulandığını belirten Esen, bunun çocukların takibinde ciddi boşluklara yol açtığını ifade etti. Japonya’nın 2023’te kurduğu Çocuk Ajansı’nı örnek göstererek, benzer bir yapının Türkiye’de de uygulanmasını önerdi.
Esen, "Çocuk meselesi; Sağlık Bakanlığı’nda farklı bir veri seti, Milli Eğitim’de ayrı dosya, Aile Bakanlığı’nda ise başka bir birim olarak kalıyor. Bu dosyalar arasındaki boşluklarda çocuklar kaybolup gidiyor" dedi.
Ulusal Çocuk İzlem Sistemi Önerisi
Ulusal Çocuk Ajansı çatısı altında kurulması planlanan Ulusal Çocuk İzlem Sistemi hakkında bilgi veren Esen, sistemin gebelikten 18 yaşa kadar çocukların sağlık, beslenme ve eğitim süreçlerini takip edeceğini aktardı. Sistem; kişisel veri güvenliğine önem vererek hane ziyaretleri ve anonim sosyal inceleme raporlarını içerecek, risk durumlarında ilgili mekanizmalar ise otomatik olarak devreye girecek.
Okullarda Sosyal Hizmet Modelinin Güçlendirilmesi
Okullarda sosyal hizmet modelinin kurulması gerektiğinin altını çizen Esen, rehberlik ve psikolojik danışmanlık (PDR) kadrolarının artırılması ve sosyal hizmet uzmanlarının okullarda aktif rol almasının önemine dikkat çekti. Akran zorbalığı, ihmal ve istismar vakalarının erken müdahale ile önlenebileceğini belirten Esen, "Çocuklarımız anne karnından itibaren takip edilirse, ne madde bağımlılığına sürüklenirler, ne dezavantajlarla karşılaşırlar, ne de ihmal ve istismara kurban olurlar" dedi.
Çocuk Meselesi Siyasi Tartışmaların Ötesinde
Konuşmasının sonunda çocuk meselesinin siyasi tartışmalar üstünde ele alınması gerektiğini ifade eden Esen, "Çocuk hepimizin kırmızı çizgisidir" diyerek bu konunun bütçe dönemine kadar çözüme kavuşmasını talep etti.

