BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk, ırk adaleti, eşitlik ve özgürlük için mücadele edenleri saygıyla andı.

Irkçılıkla mücadelede önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Türk, “Uluslararası sözleşmeler ve ulusal düzeyde alınan önlemler gözle görülür değişikliklere yol açtı. Ancak bu ilerleme sorgulanıyor, geciktiriliyor hatta geri çevriliyor.” dedi.

Dünyada Yayılan Ayrımcılık ve Nefret

Türk, dünya genelinde azınlıkların ayrımcılık, nefret ve hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, “Afrika ve Asya kökenli insanlar, Yahudiler, Müslümanlar ve yerli halklar hala ağır ayrımcılığa maruz kalmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Irkçılığın küresel çapta en yaygın ayrımcılık biçimi olduğuna işaret eden Türk, birçok ülkede kapsamlı ayrımcılık karşıtı yasaların eksikliğinin bu durumu derinleştirdiğini belirtti.

Nefret Söylemi ve Tarihsel Sömürü

Türk, nefret söyleminin kontrolsüzce yayıldığını, çoğunlukla azınlık gruplarını hedef aldığını vurgulayarak, "Tarihsel sömürüye dayanan sistemler bazı ülkeleri ve toplulukları daha savunmasız kılıyor.” diye konuştu.

Irkçılıkla Mücadelede Siyasi İrade ve İş Birliği

Irkçılıkla mücadelenin güçlü siyasi irade gerektirdiğini ifade eden Türk, “Etkili yasalar, hesap verebilirlik mekanizmaları ve uluslararası iş birliği şarttır. Irkçılığa karşı durmak, tüm insanların insan hakları ve adalet taleplerine sahip çıkmaktır.” dedi.