CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Cumhuriyet Halk Partisi’ni bugün burada toplantı yapmaya mecbur bırakan AK Parti'nin karanlık düzenine yazıklar olsun.

Dünya ve bölgemiz kritik bir eşikten geçerken, dış tehditlere karşı devletimiz ve milletimiz kenetlenmeli, en güçlü dönemi yaşamalıdır. Ancak ne yazık ki, yaşanan krizleri kendi siyasi çıkarları için fırsata çeviren, tükenmişliklerini gizlemek için bu ortamı kullanan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.

Bu nedenle, Cumhuriyet tarihinde ilk defa Meclis grup toplantımızı bir cezaevinin hemen yanında yapmak zorunda kaldık. Burada, mücadelemize devam etme kararlılığı, haklı olmanın gururu ve yaşadıklarımıza rağmen dimdik durma azmimiz var.

Burası, hukuksuz yargılamalar ve kumpas davalarıyla anılan Silivri Cezaevi yakınlarındaki Silivri Dayanışma Merkezi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının ikinci gününde, duruşmaya verilen arada bir aradayız. Türkiye bu cezaevini Ergenekon, Balyoz gibi davalarla tanıdı; o dönem birçok asker, akademisyen, gazeteci ve siyasetçi haksız yere yargılandı. Zamanla gerçekler ortaya çıktı ve o davalarda yargılananlar alnı açık, başı dik biçimde cezaevlerinden çıktı.

Benzer Bir Sürece Karşı Kararlıyız

Bugün benzer bir sürecin yaşandığını düşünüyoruz. Millet tarafından hizmet için görevlendirilen arkadaşlarımıza iftira atan bu süreci kabul etmiyoruz. Bu davalarla bizi yıpratmaya, mücadelemizi engellemeye çalışanlara sesleniyoruz: Biz mücadeleden vazgeçmeyeceğiz, iktidar yürüyüşümüz devam edecek.

Bu kararlılığımız hem içeride hem de burada ortaya konmuştur. Yarın örgütümüz 81 ilde, 973 ilçede, sokak sokak, hane hane tüm vatandaşlarımıza bunu hissettirecektir.

Zorluklara Rağmen Yürüyüşümüz Sürüyor

Hiçbir kaynağımız, tek bir kurşunumuz yokken, yedi düvele karşı kuşatmayı nasıl kırdıysak, işgali nasıl geri püskürttüysek, vatanı nasıl kurtardıysak, Cumhuriyeti nasıl kurduysak, bunu da başaracağız.

Şimdi Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları hakkında "tuğla gibi" diye nitelendirilen iddianame ile yargılama başladı. Gizli tanık ifadelerine dayandığı söyleniyor. Ama eminim ki, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları milletin vicdanında aklanacaktır.

Hukuki Olmayan Koordinasyon İddiaları

Eş zamanlı, gizlilik içinde yürütülen, tek elden yönetilen soruşturmalar olur mu? Eğer bu süreç bir yerden koordine ediliyorsa, bunun hukuki bir yanı olabilir mi?

Tüm savcılar, hakimler, polis ve üniversite rektörleri aynı anda hareket ediyorsa, bu koordinasyonu sağlayan siyasi değil midir? Amaç bundan farklı değildir.

Tüm bu yapılanlar iftiradır ve haysiyet cellatlığıdır."