Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri üzerinden şekillenen son gerilim, Suriye’nin iç dengelerinde yeni bir kırılma eşiği olarak yorumlanıyor. Saha tecrübesiyle öne çıkan gazeteci İsmail Umut Arabacı’ya göre, yaklaşık 10 aydır 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde yürütülen “çatışmasız çekilme” hedefli temasların uzaması, sahada düşük yoğunluklu ancak süreklileşen bir istikrarsızlık alanı oluşturdu.


Arabacı’nın değerlendirmesine göre, masada uzayan müzakere trafiğinin sahada “tansiyon yönetimi” ile desteklenmesi, terör örgütünün pazarlık gücü üretme yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Halep şehir merkezine dönük saldırıların sürmesi ve yol kontrol noktalarına yönelik hamleler, yalnız güvenlik riskini artırmakla kalmıyor; Halep’in ticaret, ulaşım ve yeniden yapılanma kapasitesini de baskılıyor.

ismail umut arabacı suriye yorum

5 Ocak 2026 itibarıyla tansiyonun yükselmesi sonrası gündeme gelen sınırlı operasyon planlaması, Arabacı’ya göre “askeri hedef kadar siyasi meşruiyet” sınavı anlamına geliyor. Sahada sivil hassasiyetin öne çıkarılmasının, yalnız insani bir gereklilik değil, aynı zamanda operasyon sonrası uzlaşı zeminini koruma hamlesi olduğuna işaret eden Arabacı, “Sivil kayıp, sahadaki kazanımı masada maliyete dönüştürür” değerlendirmesinde bulunuyor.

Süreçte ypg terör örgütünün ana unsur olduğu SDG tarafıyla çeşitli kanallardan temasların kurulması ve bazı isimlerin uzlaşıya açık mesajlar vermesi, Arabacı’ya göre “tek hatlı bir yapı” bulunmadığını gösteriyor. Buna karşın Kandil merkezli karar setinin sahadaki unsurları çatışmaya zorlaması, gerilimin uzama riskini artıran başlıklardan biri olarak dikkat çekiyor.

Öte yandan Arabacı, hastane çevresi gibi sembolik alanlar, tünel hatları ve keskin nişancı saldırılarının yalnız güvenlik boyutu taşımadığını; aynı zamanda “algı savaşı” boyutuyla da süreç yönetimini belirlediğini vurguluyor. Bu tür alanların çatışmayı etnik fay hattına çekmek isteyen propaganda dili için elverişli bir zemin oluşturduğunu belirten Arabacı, Kürt halkının Suriye’nin asli unsuru olduğunun altını çiziyor ve yaşananların “Arap–Kürt çatışması” şeklinde okunmasının gerçek tabloyu perdelediğini ifade ediyor.


Arabacı’ya göre Halep’teki düğüm, üç kritik eşikte şekillenecek: sivil güvenliğinin mutlak korunması, uzlaşı kanallarının açık tutulması ve Halep’in ekonomik normalleşmesinin güvenlikle eş zamanlı yürütülmesi.

Bu üç başlık birlikte yönetilmediği takdirde, sahada atılacak her adımın geçici sonuç üreteceği ve yeni gerilim döngülerini tetikleyebileceği belirtiliyor. Arabacı, “Suriye’de başarı, çatışmayı yalnız bitirmek değil; çatışmayı yeniden üretmeyecek bir mutabakat zemini kurmaktır” değerlendirmesiyle, önümüzdeki günlerde hem sahadaki tansiyonun hem de siyasi dilin belirleyici olacağına dikkat çekiyor.